Cuma, Ekim 27, 2009
Bulundugu yer: Fotograflarda

Kurban Bayramınız Mutlu ve Umutlu Olsun..





SEVDİKLERİNİZLE NİCE BAYRAMLARA..


SerinKan


Çarşamba, Ekim 25, 2009
Bulundugu yer: sizden-gelenler

---Benim HayatıM---

BENİM HAYATIM

 

Ellerimden kayıp giden bir hayatmış meğer,

Boğazımda düğümlenip çoğu zaman; gözyaşlarıyla nefes aldığım bi hayat.

Kötülüklerin üstüne; Yarabbi, bunada şükür dediğim anlar hayatmış...

Dualarla uyuduğum geceler, mücadelelerle geçen gündüzlermiş hayat.

Varken yok olmak; yokken varmışcasına inandırıldığım bi aldatmacaymış hayat.

Bi sözüyle dünyalara hakim bi sözüyle hiç oluşummuş hayat

Ve onca yaşanmışlıkta, ellerimden kayıp giden sayfa sayfa tükettiğim,

Benim hayatımmış meğer. Benim hayatım..

 

"Rumuz: Enrique"

 


SerinKan


Pazartesi, Ekim 23, 2009
Bulundugu yer: Defterde

Bu Gece Yine Yavaşça Süzüldün Gözlerimden..Sızlatma Yüreğimi Yen

Ağır ağır..
Kırmadan..
İncitmeden düşüyordun kirpiklerimden..
Yavaşça inerken yanağımdan aşağı..
Tüm hıncını alır gibi yanaklarımdan öpüyordun..
Kim için…? Ne için aktığını biliyor musun? diye soruyordum sana..

Hayır diyordun..Ve sana çok kızıyordum ey göz yaşım..

Elimin soğuk kısmıyla siliyordum değdiğin heryeri…
Ummadığım anlarda doluyordun gözlerime, sonra kirpiklerime tutunuyordun..

Göz kapaklarımı kapattığımda üzerine,yüreğim yanıyor..  İçli içli büzülüyordu dudaklarım…
Sana karşı koyamıyordum uzun süre..işte! Yine dövüyordu ıslaklığın göz kapaklarımı..

Dayanamayıp aralıyordum.. Ve yine damla damla süzülüyordun yanaklarımdan..

Tüm yaşanılamayan “keşke” leri hiçe sayarak..
Sancıyan yüreğime aldırmadan süzülüyordun..
Değdiğin her yeri kavuruyordu sıcaklığın...
Yavaşca dudaklarımın arasından sızdığında içime..
Bedenimi kor bir ateş gibi yakıyordun.…
Hesap soruyordum sana..
Hiç aldırış bile etmiyordun bana..
Yavaşça..
Aldırmadan..
Umursamadan akıyordun anılarımın üstüne..
Görenlere aldırış etmeden, beni rezil etmek istercesine..
Damla damla..
Acımasızca..
Birbirinize değmeden düşüyordunuz..
Birde utanmadan yanaklarımı okşuyordun..
Mutluluktan akmadınız hiç gözlerimden..
Mutlu olmam bu kadar mı dokundu kanına ?
"O" giderken elvedayı ben mi düşürdüm dudaklarına?
"O" giderken bir kez olsun DUR demedim..
Gittiği yerde mutlu olur belki diye..
Dudaklarımı kapadım sızlayan yüreğimin üzerine..
Sustum..
Sadece "O" mutlu olsun diye..
Göz yaşım…
Acımasızca süzülen tuz tadında damlalarım..
Yeter..
Dolma artık gözlerime...
Dolup da taşma ..
Taşıp da akma artık..
Sızlatma yüreğimi yeniden...…
YETER…



SerinKan


Cumartesi, Ekim 21, 2009
Bulundugu yer: Bul I_inden Ge_eni

Eşi bitkisel hayatta olan bir erkeğin mektubu..
Sonsuz Sevgiyle..
Seni ezberlemeye çalışıyorum..
Kendini bana bırak, senden alabileceğim hiç bir şey yok, hele senin haberin olmadan asla.. Gözlerine dokunmak için ne kadar uzun zamandır bekliyorum, biliyor musun? Ya saçlarını koklamak için. Yasemin gibi kokuyorlar... Belki de daha güzel. "Böyle kokmayı nasıl başarıyorsun?" derdim hep, sen de bana, "Sen koklamayı biliyorsun derdin"..

Siyah saçların, yeşil çayırlarları anımsatan göz bebeklerinle buluşunca, ne kadar romantik duruyorlar..Öyle ezberlemek istiyorum ki seni, unutmak denen şey bile kıskansın. Kirpiklerine baktıkça rimel olup bulaşmak geliyor içimden. Bir fırça kadar bile şanslı bulmuyorum kendimi. Ya da bir çorap kadar, bir ruj olmak bile düşmüyor payıma. Dudaklarına yaslanmak ne güzel olurdu. Ne güzel olurdu onlara pervasızca dokunmak...
Seni ezberlemek istiyorum.

Ellerinde kimsede olmayan bir hüzün var, yüzünde yaşayan her
duygu ellerine de bulaşmış sanki, incinmekten hiç korkmazdın sen.. Ojelerin silinmiş, yarın onları yeniden süreceğim. Kırçiçeklerini çok seversin, sana tazelerini toplamalıyım...Daha çok şey var söylemek istediğim, ama dilime mühür vurdum sen konuş deyinceye kadar. Sadece yüreğimle konuşuyorum. Sadece yüreğimle...
Bilmem ki kitap okumamı ister misin? En sevdiğin şey, boleroyu dinlerken kitap okumaktı...

Küpelerini çıkarmışlar, aradım ama komedin de değiller, yüzüğünde yok, yer yarıldı içine girdi sanki. Oysa ne kadar sevinmiştin sana evlenme teklif ettiğim o akşam, hiç çıkarmayacağına da söz vermiştin.
Sana sitem etmiyorum. Bırak hiç değilse kendimle konuşayım.. Sen beni yokmuş say..
Ne tuhaf, o kadar güzel görünüyorsun ki, sanki başka bir yerdeymişiz hissine kapılıyorum.. Beni azarlamak için neler vermezdin şimdi... Keşke azarlasan. Gözlerini çevire çevire bakıp "Gene mi alışverişi eksik yaptın" demeni ne kadar sevdiğimi bilmiyorsun. Ya da ne zaman futbol seyretsem, yüzünde beliren kıskanç ifadeye ne kadar hayran olduğumu. Sana ait bir eşya gibi yanından hiç ayrılmasam ne kadar sevinirdin kim bilir. Çok tatlısın..çok...

İş çıkışı yine geleceğim.Daha ne kadar idare ederler ki...Neyse sen bos ver bunları. Keşke hiçbir sorumluluğum olmasaydı, her saniyeyi seninle geçirmek çok keyifli olurdu. Ama işteyken hep seni hayal edeceğim bunu bil.Tatlı tatlı sarkı söyleyişini, yaramaz çocuklar gibi gizlice çaldığın ıslıkları, kızdığında söylediğim muzur sözleri...

Ayakların daha sıcak şimdi.Yastığını da düzelttik mi tamam... Burnundan öpmek istiyorum seni, ne kadar zarif bir duruşu var, hiç bu kadar düzgün olduğunu fark etmemiştim. Garip, şu son birkaç aydır, seninle ilgili neler kaçırdığımı daha iyi anlıyorum. Hemşire gelmek üzeredir canımın içi, birazdan annemler de gelecek, beni merak etme, ben seninim, hep senindim zaten. Sesimi duyduğunu düşünüyorum. Gözlerin kapalı olsa da gördüğünü...Ellerin ezberlediklerini anımsıyor olmalı...

Karanlıktan korkmana gerek yok. Işık hep yanık kalacak. Doktorlar bu gün olmasa da, bir gün komadan çıkabileceğini söylüyor. Onlar seni tanımıyorlar ki.. Ne kadar inatçı olduğunu, birbirimizi ne kadar sevdiğimizi, bir ay sonra kutlayacağımız evlilik yıldönümünü bilmiyorlar. Onlara da hak vermeliyiz. Burnundan öpüldün, dudaklarına değmeye kıyamadım yine...

SerinKan


Cumartesi, Ekim 21, 2009
Bulundugu yer: Bul I_inden Ge_eni

KendimdeYaşadığımsın
Adresine düşecek binlerce cümlelerden yalnızca birine sığdırıp seslenmeyi öğrendim. Yazdığım bütün dizelerde, bütün satırlarda coşkun akan ırmaklar gibi geldiğim sensin. Sınırlar ötesinden, dağların ardından söylediğin sıcacık sözlerin göğüme düştüğünde, uzatırım elimi göğe; ellerime bulaşsın diye yüreğinin maviliği...

Sevmeyi bıraktığımsın iki yüreğin arasına, gücümün yettiği kadar alsınlar beni diye. Gözlerim uyku nedir unutsunlar diye gecelerde...
Bu bir ürperiş. Anlatsam şiir gibidir sözlerim; öyle bir sevdanın insafına kalır ki ömrüm, sessizce alıp başımı giderim bakışlarından.

Kendimde yaşadığımsın, dünya diye. Dünya diye, sevdana hasret duruşlarımla bu şehrin duraklarında, bu şehrin sokaklarında beklediğimsin...

Kendimde yaşadığımsın; temmuz akşamlarının serinliğinde, coşkulu halaylarda mendil mendil...

Kendimde yaşadığımsın; parmaklarımın arasından öylece düşerken kelimeler sayfalara, yüreğimde büyüyen bir sızı, bir derince yara kalbimde kan/ar/ ırmak...

Kendimde yaşadığımsın; bütün geçen dakikaları bir armağan bilip, dudaklarının kıvrımındaki gülümsemeye boyun eğen; her şeyin kirlendiği bir dünyada... Yaşanan bir tek an´la ahbap olup, konuşur oldum. Yakama takıp sokak sokak gezdirdiğimsin; gözlerimde bu şehri seyredensin.

Kendimde yaşadığımsın; bir yokluğu göğüsler gibi, bir hayali kucaklar gibi kollarımda; iki dudak arasında susan ve hep susan suskular içindesin.

Kendimde yaşadığımsın; ölürcesine yaşanan. Kanadı kırık bir kuş... Bir acı yalnızlıktan geçerken bile, cehennemden geçer gibi...

Kendimde yaşadığımsın; yalnızlıkları çoğaltan kalabalıklar ortasında, gece nöbetlerinde, uyanan günün kızıllığında, derin düşüncelerde, hüzün nağmelerinde...

Kendimde yaşadığımsın; dağlar ötesinde, bir deniz mavisinde, kara gözlerinde; kalan cevapsız sorularda, söylenmiş sözlerde, yetim yazmalarda sen...

Kendimde yaşadığımsın; bensiz söyleşmelerde bile. Yaşanan an´larda ve yaşanacak an´larda. Bir yabancı gibi öykünerek kendime, ha durdu duracak bu dünya dönüşünde, baktıkça içime yıkılan gözlerinle.

Kendimde yaşadığımsım; vatan bildiğim o yüzünün derin çizgilerinde uyurgezer gibi /veya/ bir sürgün gibi...

Sen kendimde yaşadığım gibi, kendimde öleceksin gibi!



SerinKan



Menü
Kategorilerim

39 sayfadan 1 . sayfa
| ileri

Yürümeye üşenirken koşmaya doyamadım..

< Ziyaretçi Defterini OKUYABİLİRSİN >

< Ziyaretçi Defterine YAZABİLİRSİN >